su etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
su etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Mayıs 2013 Pazar

İncir Reçeli(olgunlaşmamış)





Ne keyifmiş incir reçeli pişirmek JKabukları temizlemek biraz zahmetli.Yapış yağış oluyor eller ve bulaştığı her türlü kapkacak…Olsun.

Yıllarca İstanbul’dan bir akrabam gönderirdi incir reçeli.Adını anmadan geçmeyeceğim:Sevgili Gülseren Merzeci …İstanbul’da bu incirleri bulmak daha kolay sanırım.Benim incirlerim  de çok uzak yoldan geldi,Heybeliada’dan…

Sevgili Emine Yılmaz’ın Heybeliada’da bu konuda uzmanlığı var,Mimoza ve acı biber reçeli  dahil yapıyor. “Evden Organik” adıyla facebook sayfasından ulaşmak mümkün….




Sağolsun incirlerle birlikte bir küçük kavanoz acı biber reçeli’de göndermiş.Tatlı acının muhteşem uyumu bu reçelde,çay kaşığı ile kahvaltı sofrasında bitmesini istemez şekilde tüketeceğim. ….Eğer değişik tatlara açıksanız denemenizi öneririm.


Tarifi ilk kez yaptığım için temkinli davrandım..1ölçü yani 1 kilo şekerden yaptım,diğer 1 ölçü 110 adet incir.10-12 adet karanfil,yeteri kadar su..

Tarifim şöyle:

İncirler keskin bir bıçakla alacalı arzuya göre tam  soyulur.10-15 kadar kaynayan suda haşlanır.Soğuk su dolu bir kaba alınıp,birkaç kez suyu değiştirilir.Ham incir haşlanınca süngerimsi bir dokusu oluyor.Taneler tek tek hafif sıkılıp suyundan arındırın.Sıkıldıktan nazik bu meyvenin sonra eski halini alması şaşılacak bir hal !

Şeker  ve su( yaklaşık 4 su bardağı iyi su) çelik tencere alınır .Şeker ve su normal oda sıcaklığında eritilip,içine incirlerle beraber karanfil  atılır.Yaklaşık 30 dk,önce harlı ardından kısık ateşte kaynattım.


Ateşten almaya yakın 1 çay kaşığı limon tuzu ekledim.Cam kaba alarak gün boyu dinlendirdim.

Tarif aslında ,şıra gibi şekerli suda kaynatıldığı için aslında tatlı gözüyle baktım.Kaymak,ceviz,fındık,badem gibi lezzetlerle sunmak mümkün.


Aroma olarak ,karanfil çok yakışıyor ancak yapım aşamalarını yaşadıktan sonra tabiî ki fikrim geldi.Ne olduğunu sormayın adı bende kalsın,adı Çukurovalı incir reçeli veya ….. aromalı incir reçeli ...Süpriz olsun.

Teşekkürler Emine Yılmaz.




18 Kasım 2012 Pazar

PUF BÖREĞİ



      Ne kadar uzun zaman oldu Puf böreği yemeyeli...Annemin yaptığının tadını yakalayabilir miyim diye uzun süredir denemedim belkide.Sıcak böreğin yanında mis gibi ev yoğurdundan yapılmış  ayran,özlemişim.


      Puf böreği ,herhalde pişirenin ikramı yetiştirmek adına ocağın başında sıcak sıcak atıştırdığı yegane böreklerden.En azından benim için öyle...Tadına bakmak adına olsa da kaçamak yapmak keyif  puf böreğinin.

      Bu hamura en çok peynirli iç malzemenin  yakıştığını düşünüyorum.Tercih değilde,sanki başka içle yapılmazmış gibi geliyor bana.Hamur daha kalın açılsa ,belki başka içlerle denemek mümkün.Puf puf böreğe peynir çok yakışıyor

    Tarifimiz şöyle,


1 Yumurta
200-250  gr un
1/2  su bardağı su
½ çay kaşığı kabartma tozu
Tuz

İç İçin,beyaz peynir ve maydanoz karışımı iç



     Yumurta,kabartma tozu,tuz  karışımına,azar azar su ve un ekleyerek,ne  çok yumuşak nede çok sert hamurumuzu elde edelim.10 dk kadar yoğurun.1 saat kadar oda sıcaklığında üzerine hafif nemli bez örterek dinlendirelim.
     Hamuru açabileceğiniz büyüklükte bezelere  ayırın,bıçak sırtı inceliğinde açın.Peynirli ve maydanozlu içi  yufkanızın yarısına parça parça koyun.Diğer yarısını üzerine kapatıp,büyükçe bir D elde edin. 



Ruletinizle çeşitli şekillerde kesin.Hamur iyice kapanmış olmalı.Kızartma esnasında böreğin içine yağ girerse puf halini elde edemeyiz.


Bütün börekleri hamurumuz çabuk kızaracağı için hazırlayalım.temiz bir bez üzerine yayalım,kurumaması için üzerine tekrar bez örtebilirsiniz.


Bol kızgın yağda kurutmadan ,hafif pembeleşinceye kadar kızartalım..


Çıtır puf böreklerimizi sıcak olarak  ayran veya çay ile  servis yapalım.

Afiyet olsun

   

13 Şubat 2012 Pazartesi

Pilaska(Pleska)


Uzun bir aradan sonra  çocukluğumun mis gibi kokan  pırasa böreği ile merhaba… Niye çocukluğumun mis kokusu, çünkü annemin ölçüleri ve tarifi! Yıllar sonra bir akrabamdan buldum. Annem bu tarifi Hatice halasından, halası da annesi olan Emine Nene’den öğrenmiş. Hani bazı şeyler hafızanız da kalır ya, aynen öyle: yapılışını hayal meyal anımsıyorum, ama kokusunu hiç unutmadım pilaskanın.


4.Kuşak olarak benim mutfağımda tekrar hayat buldu pilaska, işte orijinal yapım ve ölçüleriyle tarif:
600 gr. pırasa
2 su bardağı mısır unu (iri çekilmişini bulabilirseniz)
1 su bardağı un
1 çay bardağı zeytinyağı
1 çorba kaşığı biber salçası
2 su bardağı su
1 çay kaşığı karbonat
3-4 damla limon suyu
Tuz
Pırasalarınızı temizleyin, 2-3 parmak eninde doğrayın. Yaklaşık 2 litre suda yumuşayıncaya kadar haşlayın, süzün fazla suyunu almak için sıkın.
Pırasalar haşlanırken hamuru hazırlayalım, mısır unu, un, salça, 1 bardak ılık su, zeytinyağ ve tuzu derin karıştırma kabına alın.En son karbonatı ekleyin, limon suyu ile kabartın.



Mikserinizin hamur karıştırma aparatı ile yüksek devirde, 3 dk. hamur özdeşleşinceye kadar karıştırın.




Hamuru ikiye bölün (benim hamurum 680 gr oldu). Pişirme kabınızı 1-2 çorba kaşığı zeytinyağı ile yağlayın. Hamurun birinci yarısını elinizle bastırarak tepsiye yayın.Haşlanmış  pırasaları harcın üstüne yayın.




Diğer yarısına 1 bardak su ekleyerek mikserle çırparak hamuru kıvamını az akışkan hale getirin. Pırasaların üstüne homojen şekilde akıtın.


200 derecelik fırında altı ve üstü kızarıncaya kadar pişirin.

 

 Afiyet olsun